MEHTAP ALTAN

Şiir (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 23.09.2012 - 12:07, Güncelleme: 23.09.2012 - 12:07 8810+ kez okundu.
 

MEHTAP ALTAN

AY YARASI - ŞİİR
sabrın kerpiçlerini kırınca hüznün ketum aynası şahdamarına duâ oldu döküldü nefesin ay yarası/ ateşin ırmağını içiyorum yudum yudum öyle çaresiz öyle ıslak ki hiçliğimin efsûnlu kokusu! damağımın salıncaksız lunaparkında yağmuru emziriyor veremli bir gölge atlıkarıncaların kirpikleri kırılıyor güneşe inanmayan gecenin arka sokaklarında diyeceğim o ki! cehennemin yamacına bağdaş kuruyor sabi gönlüm… Yusuf’un rüyası Eyüp’ün sabrı değiyor yüreğimin kıyam etmiş gecekondu ağrısına! âdaplı gölgeler zikrediyor gurbetin çılga nazını ne tuhaf! güvercinlerin gözlerinde yaşıyor sapanla vurulan düşlerimin kekeme hıçkırıkları… korkularım kimsesizliğimin anavatanı olurken hüznün lehçesinde vuruluyorum şiire! göçebe nârâlar atıyor mecâzi umutlarım kanıyorum ahraz bekleyişlerin dağ eriten koyaklarında çakıl taşı öpüşünü geveliyor yol hikâyesini kıyılarıma döken dilemma faili meçhul bir dize kan veriyor benzi solmuş yüreğime! kirli aynaların sırlarını öpüyor sükûn ah annem kokulu sıra dağlar beştaş oynayamayan çocukluğumu dağlıyor dul yakarışlar! oysaki kaç çığlık eskittim kaç lisanı lâl kıvranışında gurbete kurban ettim var mısın ölümün yüreğinde yaşamın koynuna girmeye kendim! ey ömrün dikiş tutmaz kıyamet bahçesi! dudaklarından akan teri içeceğim y a k l a ş! ...  
AY YARASI - ŞİİR











sabrın kerpiçlerini kırınca hüznün ketum aynası
şahdamarına duâ oldu döküldü nefesin ay yarası/

ateşin ırmağını içiyorum yudum yudum
öyle çaresiz
öyle ıslak ki hiçliğimin efsûnlu kokusu!

damağımın salıncaksız lunaparkında
yağmuru emziriyor veremli bir gölge
atlıkarıncaların kirpikleri kırılıyor
güneşe inanmayan gecenin arka sokaklarında

diyeceğim o ki!
cehennemin yamacına bağdaş kuruyor sabi gönlüm…

Yusuf’un rüyası Eyüp’ün sabrı değiyor
yüreğimin kıyam etmiş gecekondu ağrısına!
âdaplı gölgeler zikrediyor gurbetin çılga nazını

ne tuhaf!
güvercinlerin gözlerinde yaşıyor
sapanla vurulan düşlerimin kekeme hıçkırıkları…

korkularım kimsesizliğimin anavatanı olurken
hüznün lehçesinde vuruluyorum şiire!
göçebe nârâlar atıyor mecâzi umutlarım
kanıyorum ahraz bekleyişlerin dağ eriten koyaklarında

çakıl taşı öpüşünü geveliyor
yol hikâyesini kıyılarıma döken dilemma
faili meçhul bir dize
kan veriyor benzi solmuş yüreğime!
kirli aynaların sırlarını öpüyor sükûn
ah annem kokulu sıra dağlar
beştaş oynayamayan çocukluğumu dağlıyor
dul yakarışlar!

oysaki
kaç çığlık eskittim
kaç lisanı lâl kıvranışında gurbete kurban ettim
var mısın
ölümün yüreğinde yaşamın koynuna girmeye kendim!

ey ömrün dikiş tutmaz kıyamet bahçesi!
dudaklarından akan teri içeceğim
y a k l a ş! ...
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberguven.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.